Türkiye'de ilk defa patlatılarak köprü yıkılacak    ...    Ailelerin mutluluğunu paylaşıyoruz    ...    Başkonsolos Yılmaz'ın başına silah dayamışlar    ...    Fenerbahçe'ye sakat futbolculardan iyi haber    ...    Kılıçdaroğlu Başbakan'ı tebrik etti    ...    Erdoğan konsolosluk personeliyle görüşecek    ...    Ahmet Davutoğlu: Hani bu seçim planıydı!    ...    Davutoğlu özellikle bir isme teşekkür etti    ...    49 rehineyle ilgili dikkat çeken detay    ...    Türkiye'nin operasyonu Twitter'ı salladı!    ...     Sitene Ekle Ana Sayfam Yap İletişim Künye 21.09.2014

Medya     Kadın Aile     Yaşam     Kulis     Magazin      Yerel Haberler     Foto Galeri     Video Galeri     Şikayetler
Ana Sayfa      Güncel      Siyaset      Ekonomi      Dünya      Spor      3. Sayfa      Sağlık      Eğitim      Teknoloji
Davutoğlu özellikle bir isme teşekkür etti
Türkiye'nin operasyonu Twitter'ı salladı!
Başbakan Ahmet Davutoğlu: İki bayram yaptık
Rehinelerin kurtarıldığı haberinin geldiği an!
Taşeron Firma Çalışanlarına 1 Milyon Yeni Kadro
Tahsin Akpınar - Diğer Yazıları 26/11/2012 - 14:52

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik işçi sınıfını, özelliklede taşeron işçi sınıfını
ilgilendiren önemli açıklamalar yaptı.
 
Urfa’da katıldığı bir televizyon programında soruları cevaplandıran Çelik, devlet bünyesinde
olsun özel sektörde olsun çalışanların emeklerinin zayi olmasına neden olan sistemin kökten
reforme edilerek daha adil bir yasal düzleme çekileceğini belirtti.
 
Değişik platformlarda da buna benzer açıklamalarda bulunan Bakan Çelik’in üzerinde
çalıştığı şablonun içeriği tam bilinmese de açıklamalarının satır aralarından ve basına
yansıyanlardan, 1 milyonu aşkın taşeron firma çalışanını ve kadrosuz çalışanları ilgilendiren
ciddi bir değişikliğe hazırlanıldığı aşikar.
 
Kamuda aynı işi yapan kişilerin A, B, C kodlarıyla rakamlandırılarak insanı öteleyip her
şeyi sayılara endeksleyen gayri vicdani çalışma düzeninin yıkılmasının vakti çoktan geldi de
geçiyor bile.
 
Eğer bu düzen yıkılıp yerine daha insancıl ve müreffeh bir sistem inşa edilmezse şayet, zaten
düzen kendisini sahiplenerek korumaya çalışanlarla birlikte yıkılmaya mahkumdur.
 
Her zulüm düzeni için bu böyledir.
 
Tıpkı Bizans ve Roma’da olduğu gibi... Bağdat ve Endülüs ve hatta Payitaht İstanbul’da buna
dahil.
 
Yıkılmasını engelleyemeyeceğiniz şeyi hiç değilse sizler yıkmalısınız ki yerine ne
kurulacağına da sizler karar verebilesiniz.
 
‘Kimsesizlerin Kimsesi’ söylemini güçlü bir söylemle vurgulayarak işbaşına gelmiş bir
iktidarın, bu mefluç düzeni yıkarak hak ve adalet kavramlarındaki toplumsal fluleşmeyi de
acilen gidermesi gerekiyor.
 
‘Sana iş verdik ya kardeşim..!’ diye söze başlayan bir zihniyetin toplumsal adaleti inşa etmesi
mümkün değildir. Kimse kimseye babasının çiftliğinde iş vermiş değildir. Devlet mülkü bütün
bir milletin ortak organizasyonunda vücut bulmuş bir karar ve uygulama sahasıdır.
 
Kaldı ki insanları babanızın çiftliğinde çalıştırıyor olsanız bile alnındaki ter kurumadan
parasını eline saymak zorundasınız.
 
Alt ve orta sınıfın çocuklarının hükmettiği bir iktidar bu çarpıklığı gidermeyecekse kim
giderecek? Ayrıca o iktidar mensuplarını tüm karşıtların baskılarına rağmen oraya taşıyıp
ısrar, sabır ve sebatla orda tutarak büyüklüğünü gösteren millet daha fazla taşeron firma
kapılarında süründürülmemeli.
 
Her yıl yapılan giriş çıkışlarla emekleri yok edilen, hastalık, kaza ve bin bir türlü olumsuz iş
tecrübelerinde herhangi bir psikolojik destek bile verilmeyen ve böyle bir destek verilmesi
gerektiğini bile düşünmeyen ve düşünmek istemeyen bu algı yerle bir edilmeli artık.
 
Hatta özellikle de bu iktidar yıkmalı bu düzeni.
 
edilmeli ve yasal güvencelerle korunaklı bir liman haline getirilmelidir.
 
Elbette ki ‘iki ton bostan, yan gel yat Osman.’ düzeni kurulması değildir bundan maksadımız.
Tabi ki buna da mahal verilmemeli ve bu tür tavsamalarda yine sağlam düzenlemelerle
engellenmelidir.
 
Yüzde ellide vücut bulan hak, hukuk söylemleri bakalım kurulu çalışma düzenini kökten
yıkarak ruhuna uygun hareket edebilecek mi? Yoksa ‘cısss dokunma yanarsın!’ korkusuna
yenilip kendisini oraya taşıyan o ruhu sokak ortasında çıplak ve yaralı mı bırakacak?
 
Yaşayıp göreceğiz...
 
Yaşayanın başına neler gelirmiş neler.
 
Tabi sorun sadece taşeronlaşma ve taşeron çalışanlarında değil bütün bünyededir. Kadrolu
çalışanların sorunları sendikal hakları nedeniyle kısmen daha iyi korunabilmekle beraber
yeterli değildir.
 
Şimdi içimden bir Erzurumlu Naim Hoca fıkrası anlatmak geçti de neyse..!
 
Önce şu sayfayı bir çevirelim hele...

Taşeron Firma Çalışanlarına 1 Milyon Yeni Kadro
ramazan TOPAL - 07-12-2012 - 14:13:07
sayın yazar
sanırım yine hayal kırıklığı yaşayacak olan taşeron işçileridir. zira bence öncesinde toplu iş akti fesihleri olacak ve eş dost hısım akraba işleri devreye girecek. Hükümetin iyi niyetle yaptığı çalışma birileri tarafından sabote edilecektir.
kkn - 06-12-2012 - 14:42:00
valla pek sanmıyorum
yani o A B C de karneli adamların şimdi neyi nasıl sömüreceği üzerine tartışmalar yapılıyor. Tayyip sonrasını düşündüklerinden onun her an gideceği zannı ve hırsı ile küplere bas leylaaa yı oynuyorlar. Taşeron işçileri ulan haddinizi bilin ne GADRO su diyecekler merak etmeyin. HÖKÜMAT verirde bu düzenin şişman kedileri izin verirmi bilmem
Sitene Ekle Ana Sayfam Yap İletişim Künye 21.09.2014
Tüm hakları saklıdır 2012 ®
Yazılım : Networkbil.net